İncelemeOyun

IF FOUND…: 90’LARDA GENÇ OLMAK VE EVRENİN SONU

2011 yılından beri hayatımızda olan Annapurna Pictures; The American Hustle, Her, Phantom Thread ve Wounds gibi popüler filmlere sağladıkları destekle farklı vizyonlara sahip işler izlememizin başlıca nedenlerinden biri. Bu yıl da Evan Rachel Wood ve Gina Rodriguez’i buluşturan Kajillionaire filmini yayınlamayı planlayan firma, 2016’da Annapurna Interactive adı altında Playstation’dan iOS’a pek çok platformda oynanabilir oyunlar üretmek üzere odaklanmış bir alt birimini kurdu. Bu alt birimin elinden çıkan son oyun ise yazımızda bahsedeceğimiz If found…

Her (2013)

Annapurna Interactive 2017’de What Remains of Edith Finch’i yayınladı ve bu oyun sayesinde İngiltere’nin en prestijli ödüllerinden biri olan BAFTA’yı alarak sağlam bir çıkış yaptı. Firma 2016’dan beri Gorogoa, Florence, Donut County ve son olarak da törenden 3 BAFTA ödülü ile dönmelerini sağlayan Outer Wilds gibi oyunları yayınladı. Filmlerinden taşıdıkları vizyon ile hikaye yönü daha ağır basan oyunlar yayınlayan Annapurna, bu yıl içinde Dreamfeel ekibinin bir çalışması olan “If found…” oyununu çıkardı.

Outer Wilds (2020)

“If found…”, temel olarak İrlanda’da yaşayan ve kendini tanıma yolculuğunun zor bir döneminden geçen Kasio ile arkadaşlarını ve uzayda büyük bir sorun tespit eden Cassiopeia’yı anlatıyor. Bu iki ilk görüşte alakasız duran öyküyü oyun nasıl işliyor diye merak ediyorsanız incelemeye geçelim.

Kassiopeia, “If found…”ın başlangıç kısmında

HİKAYE

“If found…” biri 1993 yılında İrlanda’da başlayan sıradan bir olay örgüsü ve buna paralel giden bir bilim-kurgu hikayesinden oluşuyor. Bu iki hikaye arasındaki bağ, çok sonralara doğru ortaya çıkmak yerine önceden anlaşılır bir şekilde sunuluyor; bir yandan tanık olduğumuz bilim kurgu hikayesinde evrenin sonuna yolculuk eden Cassiopeia, ana karakterimiz Kasio’nun kendi hislerini dışa vurduğu bir dizi olay yaşıyor. Daha oyunun başından öğreniyoruz ki ne zaman sıkıntılı bir şeyler yaşasa, Kasio kendini uzayı ve yıldızları düşünürken buluyor.

Kasio’nun günlüğünün sayfalarını okuyarak içine girdiğimiz oyun; bize ilk sayfalarında karakterlerin neleri sevip sevmediklerini, baş karakterimizin gözünden anlattığı için kişilikleri ve yakınlıkları hakkında spesifik şeyler öğretmiş oluyor. Bu sayede “If Found…”ın anlatısındaki kilit ögelerden biri kafamızda oturuyor: zor bir dönemden geçerken çevremizdeki kişiler ve onlarla olan ilişkilerimizin önemi.

Bazen günlüğün sayfaları arasında başka karakterlere ait mektuplar buluyoruz. Bunlar, oyunu tekdüzelikten kurtaran anlar olmalarının yanında olaylara tanıdığımız diğer karakterlerin bakış açılarından hakim olmamızı sağlıyor. Böylece yaşananların daha ilgi çekici kılındığını söylemek mümkün.

Hiberno-İngilizcesi olarak da bilinen İrlanda İngilizcesi sözlüğünden ufak bir bölüm

Oyun geçtiği İrlanda kültüründen oldukça yararlanıyor. Günlüğün sayfalarında gerçekten İrlanda’da yaşayan birinin yazdıklarını okuyormuş gibi hissettiren, yerel kültürden etkilenmiş kelimeler var. Ancak bu kültüre uzak olmak yazılanları anlamak imkansız demek değil çünkü dipnot benzeri bir mantıkla bize yardım eden bir sözlük oluşturulmuş. Bu ne kadar da oyuna iyi yerleştirilmeye çalışılmışsa da akışı ister istemez bir miktar bozuyor.

Kasio’nun yaşadıklarının izlerini oyun boyunca Cassiopeia’da görüyoruz: ne kadar kendini gerçek hayattan soyutlamaya çalışsa da tökezlediği anlar elbette ki oluyor. Sonlara doğru bu iki paralel giden öyküler etkileyici düğüm ve çözüm anlarına kavuşuyor. Sorunların çözümü kara delikler veya uzay hakkındaki bir buluş sayesinde değil, farklılıklara rağmen anlayışlı olmaktan doğuyor.

ÇİZİMLER

Çizimler, “If found…”ın önemli bir parçasını oluşturuyor. Bazen kendi kendine hareket eden bazense öylece silinmeyi bekleyen çizimler tekrar tekrar baktıracak güzellikte olmasıyla atmosferin içinize sinmesini sağlıyor. Ancak içlerinde ne kadar güzel anılar olsa da silmeyi biraz olsun sorgulamanın ötesine geçemiyoruz; çünkü Kasio’nun hikayesi, herkesi yakalayabilecek ve empati kurmanızı sağlayacak bir nitelikte. Müziklerle güzel bir uyum sağlayan çizimler, dünyayı Kasio’nun gözünden görüp onun duygularına ortak olmamızı sağlıyor. Kasio mutlu ve sakin ise çizimler basit, anlaşılır; endişe içindeyse karmaşık, tedirgin ediciler.

Kasio’nun arkadaşları Colum, Jack ve Shans

OYNANIŞ

“If found…” görsel roman türüne pratik ve hoş bir yaklaşım getirmiş olsa da oynanışa büyük bir yenilik getirmiyor. Günlükte yazılanları silerek ilerlemek, oyunun “yeni bir kişi olabilmek için geçmişi silmek gerekir” önermesi ile hoş bir bütünlük sağlıyor. Kimi zaman sadece günlükteki yazıları ve karalamaları siliyor kimi zaman ise resimlerin üzerinden geçerek yeni detayların oluşmasına, zamanın geçmesine tanıklık ediyoruz.

Aktif olarak yaptığımız şeyler okumak ve silmek iken Kasio’nun hissettiklerine göre resimler ve yazılar kendilerini tekrar ediyor; aynı şeyi farklı bir bağlamda yapmak o anki duygusunun daha farklı olduğunu fark etmemizi sağlıyor. Sadece basit bir silme işlemi yapmıyoruz; heyecan, endişe, korku ve bazen de sevinç duyulan anlara veda ediyoruz.

Basit ve etkileyici arka plan çizimleri, oyuncuyu hikayeden koparmıyor.

IF FOUND… HAKKINDA SON YORUMLAR

Oynanış olarak görsel romanlara büyük bir yenilik getirmese de “If found…” zarif hikaye anlatımı ile etkileyici bir oyun olmayı başarıyor. Oynanış ve konsept, çizimler ve müzikler; oyunu oluşturan her parça kendi işlevini olması gerektiği gibi yerine getiriyor. En çok da canlı hissettiren karakterleri ve atmosferi ile aklınızda yer edecek bir hikaye olan “If found…” Dreamfeel ekibinin gelecekteki projeleri için merak uyandırıyor.

If found...

Hikaye - 6.5
Oynanış - 5.6
Anlatı - 8
Atmosfer - 7.7

7

Güzel bir deneyim.

İncelikli bir hikaye anlatımı için oynanışı arka plana koyabiliyorsanız hoşunuza gidecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu