Diziİnceleme

The Haunting of Bly Manor İncelemesi

Netflix üzerinden yayınlandığı dönemde çok sevilen korku dizisi The Haunting of Hill House’un yeni halkası The Haunting of Bly Manor 9 Ekim’de izleyiciyle buluşacak. The Haunting of Hill House’un yaratıcısı Mike Flanagan’ın imzasını taşıyan dizi, Hill House’ta karşılaştığımız pek çok oyuncuyu yeniden izlememize fırsat verirken benzer bir kadro ile izleyiciye tamamen yeni bir hikaye sunuyor.

Hill House’u ziyadesiyle harikulade bulduğumuzdan Netflix’in sağladığı ön gösterim sayesinde Bly Manor’ı bir nefeste izledik ve düşüncelerimizi paylaşmak istedik. Gelin hep birlikte bakalım The Haunting of Bly Manor nasıl olmuş.

The Haunting of Bly Manor – The Haunting: Bly Malikanesi Fragmanı

Dizinin hikayesine geçmeden önce değinmek istediğimiz bir nokta var o da fragmanların biraz yanlış yönlendirmede bulunduğu. Sebebi şu ki Bly Manor korku dizisinden çok, bir dram dizisi. Tepedeki Ev’deki o korkunç sekansları sevenleri bu dizi bir hayli üzebilir. Hatta dizinin tüm korku sahnelerinin neredeyse fragmandakilerden ibaret olduğunu söyleyebiliriz. Dizi ağırlıklı olarak dram ve gizem üzerine kurulu. Peki bu diziyi kötü yapıyor mu? Kesinlikle hayır!

Hikaye

The Haunting of Bly Manor, The Haunting of Hill House dizisine benzer şekilde bir roman uyarlaması. Temelde Henry James’in daha önce 1961 yapımı The Innocents filmi ile beyaz perdeye taşınan The Turn of the Screw adlı romanını konu alıyor. Fakat senaryo sadece bu roman ile sınırlı kalmıyor, yine aynı yazara ait olan iki farklı eserden daha faydalanarak (The Jolly Corner ve The Romance of Certain Old Clothes) yeni ve daha büyük bir hikaye ortaya koyuyor. 

Flora, Miles ve Hannah

80’lerin İngilteresinde geçen The Haunting of Bly Manor, odağına Amerika’dan İngiltere’ye gelen Dani’yi alıyor. Kendisi genç bir öğretmen olan Dani, İngiltere’de iş ararken ailesini bir kazada kaybetmiş iki çocuğa mürebbiye aranan bir ilana denk geliyor. Bu iş için çocukların amcası Henry Wingrave ile görüşüyor. Çocukların daha önceki mürebbiyesinin trajik bir şekilde öldüğü için işe pek başvuranın olmadığını öğrenen Dani, mülakatın kötü geçmesine rağmen işi bir şekilde almayı başarıyor. İngiltere’den uzakta, kırsaldaki Bly Malikanesinde işe başlıyor. Bly Malikanesinde yetim çocuklar Flora ve Miles’ın yanı sıra aşçıbaşı Owen (Rahul Kohli), bahçıvan Jamie (Amelia Eve) ve temizlikçi Bayan Grose yaşıyor. Mürebbiye Dani, çocuklarla tanışıp onlarla ilgilenmeye başlayınca evde gerçekleşen birtakım olaylar ve çocukların garip davranışı dikkatini çekiyor. 

Hikaye bu noktadan sonra çocukların ve malikânede çalışan herkesin başına gelen talihsiz olaylara tek tek değiniyor. Her bölüm farklı bir karakterin geçmişine ışık tutuyor. Malikânede yaşanan paranormal olayların sebebini yavaş yavaş öğrendiğimiz hikaye, sona yaklaştıkça çok daha dramatik bir hâl alıyor. Hikayede beğenmediğimiz kısımlar da mevcut ama bunlar spoiler’a girdiğinden bahsetmeyeceğiz.

The Haunting of Bly Manor – The Haunting: Bly Malikanesi İncelemesi

Karakterler ve Oyuncular

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi Bly Manor, Tepedeki Ev ile benzer bir oyuncu kadrosuna sahip. Böyle bir kadroyla antoloji türünde bir proje yönettiğinizde de işin büyük bir kısmı oyuncuya düşüyor ki dizinin en öne çıkan yanı da dizideki karakterizasyonlar ve oyunculuklar. Özenle yazılmış karakterleriyle hepsi izlemesi ziyadesiyle harikulade bir iş ortaya çıkarıyor. 

Dani

Hikaye kısmında da bahsettiğimiz gibi Dani, Amerika’dan İngiltere’ye gelmiş bir öğretmen. Geçmişte bahsetmek istemediği bir takım olaylar yaşayan Dani, peşini bırakmayan bu geçmişiyle bir noktada yüzleşmek zorunda kalıyor. Tepedeki Ev’de pek görmediğimiz oyuncunun bu dizinin başrolü olması ise bizi bir hayli mutlu etti. Öyle ki bu dizideki oyunculuğunu çok beğendiğimiz için Victoria Pedretti’yi daha çok projede görmek istiyoruz.

Dani

Flora ve Miles

Dani’nin bakmakla görevli olduğu bu iki yetim çocuk dizinin Dani’den sonraki en önemli iki karakteri dersek yalan söylemiş sayılmayız. İki kardeşin küçük yaşta verdikleri kayıplar, kocaman bir malikanede hiçbir akrabaları olmadan yaşamaları ve yaşadıkları korkutucu olaylar onların bazı garip davranış sergilemelerine sebep oluyor. Buna rağmen Küçük Flora sevecen ve sıcakkanlı yanıyla dizinin en tatlı unsuru olmayı başarıyor. Özellikle Flora’yı oynayan Amelie Bea Smith’in performansına bayıldığımızı söyleyebiliriz. 

Owen, Hannah ve Jamie

Bu üç karakter Bly Malikanesi’nin çalışanları olarak karşımıza çıkıyor. Bir dönem Fransa’da yaşayan evin aşçıbaşı Owen, esprili tavrıyla evin neşesi olmayı başarıyor. Evin temizlikçisi Hannah; Malikânede en uzun süre çalışan kişi ve sessiz, sakin ve otoriter bir yapıya sahip. Bahçıvan Jamie ise yeni öğretmen Dani’ye çevresindeki insanlara mesafeli olsa da sevecen bir yapıya sahip. Bu üç karakter arasında en sevdiğimiz kesinlikle Owen oldu. Oyuncusunun birçok kısımda sergilediği performans takdir edilseydi. Aynı şekilde Jamie’yi canlandıran Amelia Eve de güzel bir performans sergilemişti. Hannah’yı canlandıran T’Nia Miller’ı izlemek her ne kadar keyifli olsa da, karakterinin geçmişine odaklanan bölüm dizinin en sıkıcı bölümüydü. 

Rebecca

Çocukların eski mürebbiyesi Rebbaca’dan bahsetmezsek olmaz. İki yetim çocuğa bakmak için Dani gibi çocukların amcası Henry Wingrave ile görüşen Rebecca, işe ise Henry Wingrave’in yardımcısı Peter Quint tarafından alınıyor. Çocukları çok seven ve onlarla ilgilenmekten büyük keyif alan Rebecca, başına gelecek talihsiz olaya kadar görevini layıkıyla yerine getiriyor. Rebecca’yı canlandıran Tahirah Sharif’i çok sevdiğimizi, kendisini izlerken bir dakika bile sıkılmadığımızı sizlere rahatlıkla söyleyebiliriz. 

Flora ve Rebecca

Peter

Peter Quint, bahsettiğimiz gibi Henry Wingrave’in yardımcısı. Henry’nin Bly Malikanesindeki işlerini halletmekte kullandığı kahyası bile diyebiliriz. Tepedeki Ev’de de rol alan Oliver Jackson-Cohen’ın oyunculuğu bu dizide de her ne kadar başarılı olsa da canlandırdığı karakteri pek sevdiğimizi söyleyemeyiz.

Peter Quint

Yönetmenlik ve Müzik

Yine kıyaslayarak gitmek gerekirse, meraklı ve dikkatli bir izleyiciyseniz Tepedeki Ev dizisinin yönetmenlik açısından ne kadar başarılı olduğuna zaten hakimsinizdir. Dizinin 6. bölümdeki cenaze sahnesinin 17 dakikalık tek çekim olması ya da tüm dizide her sahneye bir hayalet saklanması gibi detaylara hakimsinizdir. Hal böyle olunca Bly Manor’da da benzer bir yönetmenlikle karşılaşmayı bekliyor olabilirsiniz. Size üzücü bir haberimiz var. Böyle şeyler yok. Özellikle üstte bahsettiğimiz detaylar ve sahneden sonra bu dizide de böyle şeyler görmeyi bekliyorduk ama dikkat çeken hiçbir şey yoktu. Bunun sebebinin dizinin yaratıcısı  Mike Flanagan’ın Tepedeki Ev’in tüm bölümlerini yönetirken bu dizide farklı yönetmenlere bırakmasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Müzik konusunda ise dizinin ana teması çok güzel ama onun dışında akılda kalan bir parça yok.

The Haunting of Bly Manor – The Haunting: Bly Malikanesi İncelemesi

Sonuç

The Haunting of Bly Manor, kesinlikle güzel bir drama-gizem dizisi olmuş. Özellikle son bölümlerde ağlamamak için kendimizi zor tuttuk. Bizim için Hill House’un birazcık altında kalsa da izleyenleri pişman etmeyecek bir yapım olmuş. Mike Flanagan The Haunting markası altında yeni diziler yapmaya devam edecek mi bilmiyoruz ama edecekse biz büyük bir zevkle izlemeye devam ederiz. 

The Haunting of Bly Manor | The Haunting: Bly Malikanesi

Hikaye - 7
Anlatı - 8
Karakterler - 9
Oyunculuk - 8
Yönetmenlik - 7

7.8

Sürükleyici

Tepedeki Ev'e göre korku sahnelerinden yoksun ama yine de izleme değer yeni bir hikaye.

Eray

Kendi halinde bir insan evladı.

Fulya

Radyoaktif bir örümcek tarafından ısırılacağı güne kadar oyalanan pelerinsiz bir kahraman.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu